Neyzen Tevfik | Sesimol.net

Ne olacak, söyle gitsin?  

#sesimol

#SesimOLKimdir?

Neyzen Tevfik

Namıdeğer Neyzen Tevfik, yada gerçek adıyla Tevfik Kolaylı. Mecnun şiiriyle yıldızı tekrardan parlayan bir hiciv şairi.Padişahlık dönemi ve Cumhuriyet dönemi arasında bir edebiyat köprüsü.Bu makalede Neyzen Tevfik kimdir sorusunu cevaplayarak, hicivlerinden ve hikayelerinden söz edeceğiz.Neyzen Tevfik ‘e Mecnun şiirini yazdıran psikoloji neydi cevabını bu makalede bulacaksınız.

yürü bre ehli deve endamını göreyim

sensiz geçen gecelerin ecdadını s***yim

Neyzen Tevfik 24 Mart 1879 yılında Muğla’da hayata gelmiş, 28 Ocak 1953 yılında ise hayatının son nefesini Muğla’da vermiştir.Neyzen Tevfik, hiciv şairi olmakla birlikte aynı zamanda da lakabından da anlaşılacağı gibi bir ney sanatçısıdır.Taksimler ve saz semaileri bestelemiştir.

Hayatının Padişahlık dönemine denk gelen kısmında istibdata karşı, Cumhuriyet zamanında ise yapılan devrimlere karşı gelenlere karşı hicvini kullanmış yolsuzluklara haksızlıklara yozlaşmışlıklara karşı hiciv sanatını konuşturmuştur, tabi bu istibdat rejiminin getirdiği katı politikalar üzerine tutuklanmış fakat serbest bırakılmıştır.

Hayatının büyük bir kısmını İstanbul’da yaşamış, hayatının sonlarında ise dönemin sağlık bakanının yardımıyla Bakırköy Akıl Hastanesin’de bulunan 21. koğuş kendisine ayrılmış ve hayatının son günlerini burada geçirmiştir.1930’ lu yıllarda kendisine aylık bağlanmış fakat bu aylık sonradan kesilmiştir.Yoksulluğun yanında sağlık sorunlarından da bahsetmek gerekir, Neyzen Tevfik epilepsi hastasıdır.Böyle bir hayatta çareyi kadehlerde bulmuş, hayatında fazlaca içki içtiği bilinmektedir

Çocukluk yıllarında, babasıyla birlikte kahveye giden Tevfik, kahveye gelen dervişlerin üflediği neye merak sarmış, ney çalmayı öğrenmek istemiş fakat o dönemde babası, Tevfik’in eğitimini kötü yönde etkileyeceğini düşünerek Tevfik’in ney çalmasına müsade etmemiştir.Ayrıca şiire olan ilgiside bu dönemde başlamış.

1892 yılında babasının tayininin çıkması üzerine 13 yaşındayken, Urla’ya taşınarak bir dönem burada okumuş.Urla’da geçen bir senenin ardından, Neyzen Berber Kazım’la tanışmış ve ney dersleri almaya başlamış, aynı dönemde sara nöbetiyle de tanışmıştır, bu tarihten sonra Neyzen hayatı boyunca sara nöbetleriyle savaşacaktır.Sara nöbetleri yüzünden okulundan ayrılmış, çeşitli doktorlara gitse de bir çözüme varılamamıştır.

Ney çalmayı hobi edinmiş ve lise yıllarında hastalığı bir nebze kontrol altına alınmıştır.Neyzen’ in lise eğitimini alması için babası Neyzen’i İzmir İdadisi’ne yatılı öğrenime gönderir fakat bu süreçte sara nöbetleri tekrar baş gösterir Neyzen öğretimini yarıda bırakır.Bundan sonraki süreçte İzmir Mevlivihane’sine giderek kendini tamamen neyine verir.Bu Mevlivihane’ sayesinde hicve adımını atar, 13 Mart 1898’de Muktebes dergisinde ilk şiirini yayımlatır.Neyzen bir süre sonra babası tarafından İstanbul’da bulunan Fethiye Medrese’sine gönderilir, fakat Neyzen burada da Mevlivihane kültüründen kopamaz, kendini Galata ve Yenikapı Mevlivihanelerine atar. Bu mevlihanelerde dönemin birçok ünlü şairi ile tanışır, bu tanışıklıklar sayesinde kendini geliştirir.

Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti,

Yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti

İstanbul’da mevcut hükumet istibdadının baskıları sonucunda Şair Eşref’le birlikte Mısır’a gitmiş burada Neyzenler Kahvesi açarak işletmeye başlamıştır.Geçimini ney ve şiirleriyle devam ettiren Neyzen bir gün alkolün etkisiyle tabancasını ateşlemesi dolayısıyla mahkemeye çıkmış bu mahkemede yargıca “haksızlık yapıyorsunuz” demesi üzerine 6 ay hapis ile cezalandırılmış fakat bir buçuk ay sonra bu karara itiraz ederek beraat etmiştir.Bu dönemde İstanbul Kıraathanesinde okuduğu Abdülhamid’in Ağzından Bir Nutk-ı Hümâyun hicvi dolayısıyla tutuklattırmak istenmiş fakat çevresi sayesinde bu tutuklanmadan da kurtulmayı başarmıştır, fakat bundan sonra da Neyzen Tevfik hicivlerine devam etmiş, Türk Aydınlarının Mısır Hicivi adlı yazısı gazetelerde yayınlanınca bu sefer Neyzeni çevresi de kurtaramamıştır.Bir süre Bektaşi tekkesinde saklandıktan sonra meşrutiyetin ilan edilmesiyle İzmir’e gitmiştir.

Meşrutiyet’ten tam olarak beklediğini alamamış 8 Ağustos 1908’de İzmir’den İstanbul’a giderek Fatih Çemberlitaş ‘ta bir hana yerleşti. Sabah-ı Hürriyet adlı bir oyunu seyretmeye gittiğinde oyunun dönemin iktidarı İttihat ve Terakki tarafından yasaklandığını öğrendi ve bunun üzerine yaptığı konuşma yüzünden tutuklandı.1910 yılıında Annesinin ısrarları neticesinde Cemile Hanım’la evlendi, fakat ayrıldılar.Neyzen’in kayınbabası Cemile hanımı ve Neyzen’in kızı Leman’ı alarak götürdü.


Cumhuriyet’in ilan edildiği dönemlerde Ankara’ya kardeşinin  yanına gitti.Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaş’ını yücelten şiirler ve yazılar yazdı.Bu dönemde Azab-ı Mukaddes adlı bir kitap yayımlama işine girse bile bu konuda başarılı olamadı.Hastalık bu dönemlerde de peşini bırakmadı, geçirdiği sara nöbetleri ve alkol tüketmesi sebebiyle tedavi görmeye başladı.Mehmet Akif Ersoy’u ziyaret etmek için Mısır’a gitti bir seneye yakın bir dönem kaldıktan sonra İstanbul’a geri döndü.Burada Mazhar Osman’ın yardımı ile Bakırköy Akıl Hastanesin’de 21 no’lu koğuş Neyzen Tevfiğe ayrıldı.Neyzen bu koğuşu otel odası gibi kullandı.Bu sırada Azab-ı Mukaddes’i yayınlama isteğinden vazgeçmedi ve bu dönemde bu arzusunuda gerçekleştirmiş oldu.

28 Ocak 1953’de hayata gözlerini yumdu. Cenaze namazı Sinan Paşa Camii Beşiktaş,İstanbul’da kılındı.Cenazesi sarhoştan profesöre büyük bir kalabalıkla kaldırıldı.Mezarı bugün Kartal Merkez Mezarlığı’ndadır.

İlgili Yazılar
#SesimOL

Eğitim Hakkında Temel Bilgiler

#SesimOL

The Economist 2021 Kehanetleri

#SesimOL

Buga Girmek Nedir ?

#SesimOL

wTakip Nedir ? Nasıl Kullanılır ?

Haber bültenimize kayıt olabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir