Ne olacak, söyle gitsin?  

#sesimol

#SesimOLSosyal Medya

Sineklerin Tanrısı

İngiliz yazar William Golding’in muhteşem eseri Sineklerin Tanrısı herkes tarafından muhakkak okunması gereken kitaplar arasında. 1954 yılında William Golding tarafından kaleme alınan eser insan ırkını en iyi anlatan kitaplardan. Herkesin masum olarak nitelendirebileceği çocukların aslında masum olmadığını, hepimizin hayatına ışık tutarken iyi kötü arasındaki sınırın her saniye verilen kararlarla yeniden şekil alabileceğini gözler önüne seriyor.

William Golding

Kitabın konusu 6 – 12 yaş grubu arasındaki erkek çocukların ıssız bir adada bir arada yaşamak zorunda kalmasıyla başlıyor. İlk başlarda mutluluk adası gibi gözükse de aslında buraya cehennem adası da diyebiliriz. Ana karakterlerimiz Jack, Ralph, Simon ve domuzcuk yani Piggy’dir.  

Dört ana karakter üzerinden ilerleyen eser suçla cesaretin, çalışkanlıkla zekanın, zayıflıkla gücün, korkuyla savaşın hikayesi. İnsanlığın cesur, adaletli, akıllı olanın yanında değil de ağzı laf yapan, güzel ama zalim olanın arkasından hiç düşünmede gidebildiği ve sıranın kendisine gelmemesi için her dediklerini yapmalarını anlatıyor. Kitaba farklı bakar isek de kraldan çok kralcıların hikayesi.

Kitabın 1954 senesinde neden bu kadar çok tartışma yarattığını kitabı okurken anlıyorsunuz. Yazar eserinde birçok metafora yer verse de kullanılan dil o kadar güzel o kadar direkt anlatılmış ki insan ırkını okumak hem bu kadar güzel hem de bu kadar korkutucu olmamıştı.

Sineklerin Tanrısı

Sineklerin Tanrısı Kitabından Dikkat Çeken Sözler

  • “Demek istediğim şu….
    Bizden başka canavar yoktur belki…”
  • Korkunun olmadığını da biliyorum.
    ancak …
    insanlardan korkmadığımız sürece.
  • “Birinden korkunca ondan nefret edersiniz ama boyuna da düşünüp durursunuz onu. Kendi kendinizi aldatırsınız; aslında kötü değildir dersiniz. Ama onu görünce, tıpkı nefes darlığına tutulmuş gibi olursunuz, soluk alamazsınız.”
  • “Ve çocukların arasında Ralph, kirli bedeni, karmakarışık saçları, silinmemiş burnuyla, çocukluk döneminin bitmesine, insan yüreğinin karanlığına ve Domuzcuk denilen o gerçek, o akıllı arkadaşın havalarda uçup ölmesine ağladı. “
  • “Toplantılar! Amma da bayılırız toplantılara! Tanrının günü toplantı olsun. Günde iki kez toplantı olsun. Konuşup duralım…” Dönüp dirseğine yaslandı: “Bahse girerim ki, şimdi denizkabuğunu öttürsem, koşa koşa gelirler hemen. Hepimiz ağırbaşlı haller takınırız. Biri kalkıp der ki, bir jet uçağı yapalım, ya da bir denizaltı, ya da bir TV alıcısı. Toplantı bittikten sonra, beş dakika çalışırlar; sonra gene basıp giderler ya da ava çıkarlar.”
İlgili Yazılar
BilimEğitimSosyal Medya

Online Psikolojik Danışmanlık

#SesimOL

Eğitim Hakkında Temel Bilgiler

FİLMSosyal Medya

Hayatta Kalma Dizileri

#SesimOLekonomiGündem

The Economist 2021 Kehanetleri

Haber bültenimize kayıt olabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir