Ne olacak, söyle gitsin?  

#sesimol

BilimEğitimNedir?Tarih

ATOM BOMBASI NEDİR? NE ZAMAN KULLANILDI?

Bir nükleer reaksiyon tarafından meydana getirilen enerjiyi kullanan yok edici silâh. Genel olarak atom bombası adı, çekirdeğin parçalanmasiyle oluşan enerjiyi kullanan bombalara verilir. Hidrojen çekirdeklerinin kaynaşmasıyla oluşan enerjiyi kullanan bombalara ise “H bombası”, ya da reaksiyon tipine göre “termonükleer bomba” denir. Çekirdeğin parçalanmasını öngören bombalarda uranyum 235 (uranyumun 235 kitleli izotopu) ya da plutonyum 239 kullanılır. Bu elementlerle meydana getirilebilen patlayıcı bir zincir reaksiyonu, büyük bir hızla çok büyük bir enerjiyi parçalayabilir hale getirir. Zincir reaksiyonunun meydana gelebilmesi için malzeme kitlesinin belirli v e “kritik kitle” adı verilen bir değerden daha büyük olması gerekir. Daha az miktarda uranyum 235 (U235) ya da plutonyumla patlayici reaksiyon meydana gelmez. Bu özellik atom bombaların da çok işe yarar. Bombanın taşınabilmesi ve saklanabilmesi için parçalanabilir malzeme kitlesi, iki ya da daha fazla kısma bölünür, patlama istendiği zaman bu parçalar bir araya getirilir.

İlk Atom Bombası Ve Sonrakiler Ne Zaman Patladıldı?

Hiroşima’da 8 dakikada 80.000 insan öldü.

Çekirdeğin patlamasına dayanan ilk atom bombası 16 Temmuz 1945′ te Yeni Meksika’da (A.B.D.) patlatılmıştır. İkinci bomba 6 Ağustos 1945’te Japonya’nın Hiroşima şehrine atılmış, şehri yerle bir etmiştir. Parçalanabilir malzeme olarak U235 kullanılan bu bomba 20 bin ton trinitrotoluen (TNT)’ninkine eşdeğer bir güce sahipti. Yok edici etkilerin tamamen kullanılabilmesi için yerden 300 metre yüksekte patlatılmıştı. Üçüncü bomba 9 Ağustos 1945’te Nagazaki’ye atılmış ve U235 yerine plutonyum kullanılmıştır. Bu bomba 39 bin kişiyi öldürmüş, 25 bin kişiyi de yaralamıştır. Kurban sayısının az olmasının sebebi bombanın 300 metre yükseklik yerine yerde patlamış olmasıdır.
Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılması, henüz çözülmüş sayılmayan ahlâk ve askerlikle ilgili birçok meseleler ortaya çıkardı. İki Japon şehrinin halkına karşı, II. Dünya Savaşı’nın sonuçlanması amacıyla da olsa atom bombasının kullanılmasını, aralarında Nobel ödülü almış Blackett’in de bulunduğu, bir çok bilgin itirazla karşıladı.
Zaten aralarında Albert Einstein’in da bulunduğu pek çok bilgin, atom bombasının gerçekleştirilmesiyle ilgili çalışmaların başlangıcında çekimser kalmış, bu çalışmalara ancak, Nazi Almanyasının atom silâhlarına Amerika Birleşik Devletleri’nden daha önce sahip olmasını sağlamak için katılmıştı. 1945’te atom bombasinin yapılması tamamlandıktan ve Almanya’nın yenilmesiyle, Avrupa’da Nazilerin, atom silâhlarına daha önce sahip olmaları tehlikesi ortadan kalktıktan sonra, Leo Szilard’ın öncülük ettiği birçok bilgin, bu bombanın Japonya’ya karşı kullanılmasına karşı koydu. Hiroşima ve Nagazaki’den sonra, başka bilginler de nükleer enerjinin askeri amaçlarla kullanılmasiyle ilgili yeni tasarıların gerçekleşmesine katılmaktan kaçındılar.

Atom Bombasının Gücü.

Bilginlerin, atom enerjisinin askeri amaçlarla kullanılmasına karşı koymalarının sebebi sadece patlamaların ilk yok edici etkilerinden ötürü değildir; (bir atom bombası, New York, Moskova, Londra, Paris gibi şehirleri bir anda haritadan silebilir); aynı zamanda patlamadan doğan radyasyonların ve radyoaktif ürünlerin, insanlarda ve başka canlılarda uzun süreli korkunç etkiler bırakmış olmasındandır. Radyasyonlar hücrelerde kan sere götüren bozulmalara ve üreme organlarina bulaştıkları takdirde sırlığa yol açmaktadır.
Bilginlerin ve dünya kamuoyunun direnmesine rağmen, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve İngiltere, II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra, daha da güclü nükleer silahlar meydana getirmişlerdir. 1960 Şubat’ında Fransa ilk atom bombasını Reggane’ de (Büyük Sahra’da) patlatmış, 1967′ de Çin ve Hindistan da ilk atom bombasını meydana getirmişlerdir.

Nükleer silâhlar alanındaki en önemli başarı hidrojen bombasının yapılmış olmasıdır. Bu bomba, hidrojen çekirdeklerinin kaynaşarak helyum çekirdekleri meydana getirmesi reaksiyonunda oluşan enerjiyi kullanır. Bu reaksiyonun meydana gelmesi için gayet yüksek sıcaklık ve basınç gerekir (bunun için bu reaksiyona termonükleer reaksiyon adı verilir). Bu şartlar uygun tarzda geliştirilmiş atom bombalarını fitil gibi kullanarak elde edilmektedir. Atom bombalarının gücünün sınırlı olmasına karşılık, H bombaları insanı dehşete düşüren, sinirsiz diyebileceğimiz bir güce sahiptir. Nitekim, A bombasının gücü kiloton (bin ton TNT) olarak ölçüldüğü halde,, H bombasınınki megatonla (milyon ton TNT) ölçülür. Hiroşima’yı yok etmiş olan bombanın 20 kilotonluk bir gücü vardı; denenmiş olan H bombalarının ise 50 megaton değerinde bir gücü (yani Hiroşima’yı yıkan bombanın 2500 katı) vardır.
İlk H bombası Amerika Birleşik Devletleri tarafından, 1 Kasım 1952’de Eniwetok Yarımadası’nda patlatılmıştır. Bu deney bombasında SIV hidrojen kullanılmış ve 65 ton ağırlığında bir düzenekten oluşmuştur. Ağustos 1953’te Rusya ilk termonükleer reaksiyonlu bombayı gerçekleştirmiş , Çin de bu yarışa 1967 yılında katılmişir. Nükleer reaksiyonları kullanan silahların denenmeleri etrafındaki radyoaktifliğin artmasına sebep olmaktadır.

İlgili Yazılar
Tarih

Azerbeycan Tarihi

#SesimOLNedir?Sosyal Medya

SFS Nedir? İnstagram SFS Nedir? Nasıl Yapılır ?

#SesimOLNedir?Sosyal Medya

Snapchat Streak Nedir? Streak Nasıl yapılır?

Nedir?Sosyal Medya

Whatsapp Tema Değiştirme (Güncel)

Haber bültenimize kayıt olabilirsiniz

[mc4wp_form id="14"]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir